Avrupa’nın burka ile imtihanı
Keyvan Farzani / Foreign Policy / 11.05.2010
Avrupalı Müslüman nüfus arttıkça İslami giyim kuşam, özellikle de tartışmalı olan burka, siyasi anlaşmazlıkların odak noktası hâline geldi. Tümden bir yasaklamayı öngören Belçika’dan, zorunlu laikliği Batı’nın yasakçı tutumuna ilham veren Türkiye’ye uzanan bir panorama.
FRANSA
Yasal durum: Fransa 2004′te okullarda dini sembollerin ve dini giyim kuşamın giyilmesini yasakladı. Yasanın, Müslümanların başörtülerini hedef aldığı yorumlandı. Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Halk Hareketi Birliği Partisi (UMP) bir adım öteye giderek burka (*) ve nikabın (*) Fransa genelinde tüm kamusal alanlarda yasaklanması için bir kampanya başlattı. Fransa meclisi 11 Mayıs’ta bu yönde bir yasağı destekleyici yönde, bağlayıcılığı olmayan bir karar aldı.
Devamını oku…
İnternet mi? Bir Daha Düşünün
Evgeny Morozov / Foreign Policy / Mayıs-Haziran 2010
İnternetin yeni bir özgürlük, siyasi eylem ve ebedi barış çağı başlatacağı söylenmişti. Böyle diyenlerin hepsi yanıldı.
“İnternet, yararlı bir güç olageldi”
Hayır. İnternetin emekleme aşamasında olduğu günlerde beklentilerimiz yüksekti. Başlangıcındaki her aşk hikâyesi gibi, bulduğumuz bu yeni arzu nesnesinin dünyayı değiştirebileceğine inanmak istemiştik. İnternetten, hoşgörüyü güçlendirecek, miliyetçiliği yok edecek ve dünyayı birbiriyle bağlantıda olan büyük bir küresel köye dönüştürecek bir araç olarak övgüyle bahsediliyordu. Esther Dyson ve Alvin Toffler’ın başını çektiği bir grup 1994′te “Bilgi Çağı’nın Magna Kartası” adı bir manifesto kaleme aldılar. Manifestoda birbirleriyle coğrafi anlamda değil de paylaşılan ortak değerler üzerinden “elektronik komşuluklar”ın çağının başlayacağı yazılıydı. MIT MediaLab’ın o zamanki başkanı Nicholas Negroponte, 1997′de internetin ülkeler arasındaki sınırları yok edeceğini ve dünya barışı için yeni bir çağın müjdecisi olacağını öngörmüştü.
Devamını oku…
Gönülleri fethetmek Türk dizilerinin işi
Nadia Bilbassy-Charters / 15.04.2010
İkinci sınıf Türk dizileri bile Arap dünyasını ekran başına kilitliyor. Türk hükümeti tabu sayılan konuları işleyen dizilere çok şey borçlu. MBC TV’den Nadia Bilbassy-Charters’ın izlenimleri.
İslam aleminde kalpleri ve gönülleri fethetmenin imkânsız olduğunu da kim söyledi? Amerika Birleşik Devletleri bu işi nasıl yapacağını daha keşfedemedi. Amerikan hükümetinin hâlâ halk diplomasisini öğrenci değişim programları ve Arapça konuşabilen bir kaç diplomatın bölgedeki uydu televizyonlarında Amerikan dış politikasını anlatması olarak gördüğü anlaşılıyor.
Devamını oku…
Al Jazeera English
TBG
بي بي سي العربية