El Cezire’nin Ahmet Davutoğlu Röportajı
El Cezire İngilizce / 27.10.2009
El Cezire İngilizce televizyonuna konuşan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, İsrail’den İran’a ve Ermenistan’a, Türkiye’nin diplomatik girişimlerini anlatıyor.
El Cezire İngilizce / 27.10.2009
El Cezire İngilizce televizyonuna konuşan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, İsrail’den İran’a ve Ermenistan’a, Türkiye’nin diplomatik girişimlerini anlatıyor.
Alan Fisher / El Cezire İngilizce / 20.10.2009
En fazla beş ya da altı yaşındaki bir çocuğun cansız bedeni örtülmüş. Varlığından bile haberdar olmadığı bir savaşın kurbanı. Ordu, hedefinde Taliban’ın olduğunda ısrarlı. Devamını oku…
2007-06-09 / MediaChannel.org
Danny Schechter
Çeviren : Yasin Kokarca
El Cezire’de neler olup bittiğini bilebilecek konumdaki kaynaklar, El Cezire’nin bağımsızlığını sulandırabilecek va kanalı daha batı yanlısı ve Amerikan yanlısı bir doğrultuya sokabilecek bir iç çekişme olduğunu doğruluyorlar.
Tecrübeli bir çalışan “Haberlerde şimdiden bir ton ve yaklaşım değişikliği” olduğunu söylüyor. Bu çalışan bir ay önce kanalın yönetim yapısında gidilen Katar’ın eski bir Amerika Büyükelçisini yönetimde bir mevkiye getiren düzenlemeyi suçluyor.
El Cezire, bir Emir tarafından yönetilen zengin ve bağımsız bir devlet olan Katar’ın başkenti Doha’da harikulade bir binadan yayın yapıyor. Katar Emiri şimdiye kadar El Cezire’nin bağımsızlığına müdahale etmeksizin ABD ile yakın bağlarını koruyan bir kişi.
“Kimse açık açık konuşmuyor ve henüz hiçbir şey açıklığa kavuşmuş değil ancak (El Cezire’yi besleyen petrol ve doğalgaz zengini Körfez ülkesi) Katar yönetiminden yeni baskılar geldiği ve kapalı kapılar ardında Newsweek’in Arapça versiyonunun editörü de dahil olmak üzere ABD ve destekçileri ile birlikte kanalın içeriden nasıl yönetileceğine dair siyasi bir kavga yaşandığı konuşuluyor.
Katar’ın önemli bir ticaret ortağı olan ABD’nin bu ülkede büyük bir askeri üssü bulunuyor. Koalisyon Medya Merkezi (Propaganda Merkezi)’ni barındıran Katar, Irak savaşında Pentagon’un faaliyetleri için hava üssünü de kullandırdı. Lübnanlı kaynaklar, İsrail’in Hizbullah’la son savaşında Amerikan uçaklarının salkım bombalarını bu üsten taşıdığını söylüyor. İsrail ve Katar’ın yakın ilişkileri olduğu söyleniyor.
Washington ve Londra El Cezire’nin siyasi bağımsızlığından oldum olası hoşnut olmadılar. Afganistan ve Irak’taki ofisleri savaşın ilk günlerinde bombalanmış ve son olarak Başkan Bush’un Doha’daki El Cezire genel merkezini bombalamayı düşündüğüne yönelik haberler ortaya çıkmış, ancak bu girişimin İngiltere Başbakanı Tony Blair’in sert muhalefetiyle önlendiği belirtilmişti. El Cezire’nin, üzerinde çokça konuşulan (ve inanılan) bu olayı doğrulayabilecek belgelere ulaşması İngiliz hükümeti tarafından engellenirken, olay da resmen örtbas edildi. // u003cbr>Kaynağım “Kanalın doğrultusunu değiştirmek için El Cezire’yi bombalamanıza gerek yok” diyor. “İçeriden ele geçirmek yoluyla daha yumuşak bir şekilde etkili olabilirsiniz. Bu yöntem yavaş çekimdeymişçesine sessizce gerçekleşir. Bazı programları ‘genişletirsiniz’, yeni ‘yöntemler’ ilan edersiniz, tepeden kontrolü takviye edecek yeni emirler verirsiniz, sevmediğiniz profesyonel elemanların bazılarını tasfiye edersiniz ve Amerikan dış politikasının savunucularına kısıtlama olmaksınız yayında daha fazla süre tanırsınız. Washington, toplumda öok olumsuz bir tepkiye yol açma korkusuyla pede arkasındaki herhangi bir rolü konusunda hiç de açık olmayacaktır.
u003cbr>u003cbr>El Cezire’nin yıllardır hakkaniyet adına Amerikalı yetkililere ve onların temsilcilerine yeterli süre tanımış olması ise kaderin cilvesi olsa gerek. Hatta bu tutum yıllar önce Arap dünyasından bazı tutucu kesimlerce kanalın CIA’den destek almak ve hatta İsrail yanlısı olmakla suçlanmasına neden olmuştu. Ancak gösterdikleri her ne olursa olsun, “Bilgi üstünlüğü” kuran ve tüm karşıt görüşleri silmek isteyen Pentagon için yeterli değildi. Pentagon, Amerikan televizyonundaki gibi eleştirel olmayan bir yayın ummuştu.
u003cbr>u003cbr>Eski bir Amerikan askeri danışmanı ise ABD’deki medya manipülasyoınundan öylesine tiksinmişti ki El Cezire’ye geçmişti.u003cbr>u003cbr>El Cezire muhabirleri Amerikan askerlerince öldürülürken, İspanya’da cezaevine gönderildiler. Bir muhabir ise aleyinde hiç bir suçlama olmaksızın Guantanamo’da tutuluyor. Dışarıdaki bu olaylar yalnızca El Cezire’nin azmini artırdı ve izleyicilerin gönlünü aldı. İçeriden müdahale yürütülmesinin nedeni de bu olabilir.
u003cbr>u003cbr>u003cbr>El Cezire dostları internet sitesinde yer alan bir iletide yaşananların aynen şöyle olduğu iddia ediliyor:u003cbr>u003cbr>u003cdiv styleu003d”margin-left:40px”>(Katar’ın eski ABD büyükelçisi Hamad El Kuvari ve Amerika’nın bölge ile ilgili gündemine sıcak bakan bir diğer isim olan Mahmud Şamam’ın da dahil olduğu Amerikan yanlısı yeni yönetim kurulu ve kurulun kanaldaki temsilcisi Katarlı yönetici Ahmed Huleyfi’nin; Amerikan yönetiminin Katar Emiri’ne yaptığı baskının sonucu olduğu söyleniyor.
“,1]
);
// ]]>
Kaynağım “Kanalın doğrultusunu değiştirmek için El Cezire’yi bombalamanıza gerek yok” diyor. “İçeriden ele geçirmek yoluyla daha yumuşak bir şekilde etkili olabilirsiniz. Bu yöntem yavaş çekimdeymişçesine sessizce gerçekleşir. Bazı programları ‘genişletirsiniz’, yeni ‘yöntemler’ ilan edersiniz, tepeden kontrolü takviye edecek yeni emirler verirsiniz, sevmediğiniz profesyonel elemanların bazılarını tasfiye edersiniz ve Amerikan dış politikasının savunucularına kısıtlama olmaksınız yayında daha fazla süre tanırsınız. Washington, toplumda çok olumsuz bir tepkiye yol açma korkusuyla perde arkasındaki herhangi bir rolü konusunda hiç de açık olmayacaktır.
El Cezire’nin yıllardır hakkaniyet adına Amerikalı yetkililere ve onların temsilcilerine yeterli süre tanımış olması ise kaderin cilvesi olsa gerek. Hatta bu tutum yıllar önce Arap dünyasından bazı tutucu kesimlerce kanalın CIA’den destek almak ve hatta İsrail yanlısı olmakla suçlanmasına neden olmuştu. Ancak gösterdikleri her ne olursa olsun, “Bilgi üstünlüğü” kuran ve tüm karşıt görüşleri silmek isteyen Pentagon için yeterli değildi. Pentagon, Amerikan televizyonundaki gibi eleştirel olmayan bir yayın ummuştu.
Eski bir Amerikan askeri danışmanı ise ABD’deki medya manipülasyonundan öylesine tiksinmişti ki El Cezire’ye geçmişti.
El Cezire muhabirleri Amerikan askerlerince öldürülürken, İspanya’da cezaevine gönderildiler. Bir muhabir ise aleyinde hiç bir suçlama olmaksızın Guantanamo’da tutuluyor. Dışarıdaki bu olaylar yalnızca El Cezire’nin azmini artırdı ve izleyicilerin gönlünü aldı. İçeriden müdahale yürütülmesinin nedeni de bu olabilir.
El Cezire dostları internet sitesinde yer alan bir iletide yaşananların aynen şöyle olduğu iddia ediliyor:
Bölgedeki medya çevrelerinde daha Katar yanlısı ve daha Amerikan yanlısı bir gündeme doğru ‘yumuşak bir editoryal geçişin’ yaşandığı söylentileri dolaşıyor.
El Cezire’den kaynaklar yönetim kurulunun hâlihazırda kanalın editoryal güvenilirliğini ve bağımsızlığını tehdit eden radikal değişiklikleri hayata geçirdiğini doğruluyor. Amerikan yanlısı yönetim kurulunun atanmasından bu yana geçen bir aydan kısa bir süre içinde Katarlı yönetici Ahmed El Huleyfi El Cezire’nin tamamını etkileyen geniş içerikli emirlere imza atıyor.
Haber kaynağım üst kademelerden gelen değişiklik söylentilerinin doğru olduğuna inandığını söylüyor.
El Cezire’deki gazeteciler çeşitlilik gösterir ve kanalın misyonuna inanmışlardır. Çalışmalarının saldırıya uğradığını ya da aşırı biçimde baskı gördüklerini hissettiklerinde sessiz kalmayacaklardır. Diğer yandan, bağımsızlıklarının Emir’in desteğine fazlasıyla bağımlı olduğunu da bilirler. Emir’e yapılan baskı’nın kanalın yöneticilerine yansıyacağını da bilirler.
Medya patronlarının haberlerin sunuluşuna karışmaya yatkınlıkları vardır. İtici güçler çoğunlukla siyaset, ego ve çalımdır. Bazen de karanlık güçler devreye girer.
Bu durumda güvenilir ve deneyimli bir gazeteci / yönetici işten atılırken Amerikan yanlısı bir diplomata neden yönetimde yetki verilir?
Her hâlükârda şimdiye kadar Katar’ın iç meselelerine yayında pek önem verilmezken, bu tutumun değişiyor olabileceğini duydum. Son haftalarda da yayında daha fazla Katarlı bilirkişi ve röportaj konuğu olarak yer buluyor.
Belki de ortaya para koyan Emir daha çok görünür olmak ve isteklerine uyum sağlanmasını istiyordur. Belki Katar kendine daha iyi bir paye çıkarmak için El Cezire’yi kullanmak istiyor olabilir. Orta Doğu’da medya ve siyaset hep eşleştirilegelmiştir. Ancak El Cezire siyasileştirilirse kazanmış olduğu inanılırlığı yitirecektir.
// u003cbr>”Görüş ve diğer görüş” sloganını haykıran El Cezire, güçlü haberciliği ve Usame Bin Ladin videoları gibi farklı ve dobra görüşlere ve Amerika tarafından desteklenen bir çok hükümetin muhaliflerine yer vermesiyle tanınıyor.
u003cbr>u003cbr>Yayıncılığının dengeli olduğu söylense de özellikle Amerikan sağından eleştirmenlerce haberleri ve programlarını kötülemek için tasarlanmış bir slogan olan “terörist TV” suçlamasının hedefi olan El Cezire yalnızca Arapça olan yayınlarına şimdi İngilizce bir başka kanal ekledi.
u003cbr>u003cbr>Kanalın işleyişi, içinde bulunduğu Orta Doğu’nun değişken siyasetini yansıtıyor olabilir. Dış müdahalelerle, zenginler ve geleneksel elitler arasındaki çatışmalarla parçalanmış olan bölgedeki isyan, savaş, siyasi komplolar, birbiriyle yarışan ulusal çıkarlar ve uluslararası isteklerden bahsetmiyorum bile.
u003cbr>u003cbr>Dünya çapında en iyi bilinen beşinci marka olan El Cezire markasının özelliği şimdi tartışmalı hâle geldi. Ufukta bir çöküş mü var yoksa kanal, gerilimlerinin üstesinden gelip benzer görünüme sahip ve benzer düşünen şirketleştirilmiş medyaya karşı dünya çapında daha güçlü bir rakip mi olacak?
u003cbr>u003cbr>Kaygı verici olan, El Cezire’nin Üçüncü Dünya’dan ve hatta haber dünyasının kendi içinden daha fazla haber geçerek küresel haber gündemine gerçek çeşitliliği getirme potansiyeline sahip olmasıydı.u003cbr>u003cbr>Rupert Murdoch’ın Dow Jones’u satın alma girişmi ve Thompson’un Reuters’i aldığı, mülkiyet yoğunluğunun arttığı ve git gide tekelleşen medya sektöründe herkesçe bilinen bağımsız yayınlar azalıyor. Amerika’nın girişimiyle kurulan işe yaramaz El Hurra televizyonundaki skandal, Bush yönetiminin El Cezire ile yarışamayacağını anlamasına ve kanalı içeriden değiştirmeye çalışmasına neden olmuş olabilir. Ülkeleri işgal etmeye hevesli bir yönetim, bir televizyonun işgalinden utanmaz ancak bunu gizlice yapması gerekir. Washington’ın medya yönetimi ve medya operasyonlarına on milyonlarca dolar harcadığını akıldan çıkarmayalım.
“,1]
);
// ]]> BBC Arapça Servisinin bir kopyası olarak filizlenerek on yıl içinde bağımsız, gözükara ve çok kanallı bir medya şirketine dönüşen ve en az verdiği haberler kadar kendisi de haber olan El Cezire, küresel bir ayakizi oluşturmuş durumda.
“Görüş ve diğer görüş” sloganını haykıran El Cezire, güçlü haberciliği ve Usame Bin Ladin videoları gibi farklı ve dobra görüşlere ve Amerika tarafından desteklenen bir çok hükümetin muhaliflerine yer vermesiyle tanınıyor.
Yayıncılığının dengeli olduğu söylense de özellikle Amerikan sağından eleştirmenlerce haberleri ve programlarını kötülemek için tasarlanmış bir slogan olan “terörist TV” suçlamasının hedefi olan El Cezire yalnızca Arapça olan yayınlarına şimdi İngilizce bir başka kanal ekledi.
Kanalın işleyişi, içinde bulunduğu Orta Doğu’nun değişken siyasetini yansıtıyor olabilir. Dış müdahalelerle, zenginler ve geleneksel elitler arasındaki çatışmalarla parçalanmış olan bölgedeki isyan, savaş, siyasi komplolar, birbiriyle yarışan ulusal çıkarlar ve uluslararası isteklerden bahsetmiyorum bile.
Dünya çapında en iyi bilinen beşinci marka olan El Cezire markasının özelliği şimdi tartışmalı hâle geldi. Ufukta bir çöküş mü var yoksa kanal, gerilimlerinin üstesinden gelip benzer görünüme sahip ve benzer düşünen şirketleştirilmiş medyaya karşı dünya çapında daha güçlü bir rakip mi olacak?
Kaygı verici olan, El Cezire’nin Üçüncü Dünya’dan ve hatta haber dünyasının kendi içinden daha fazla haber geçerek küresel haber gündemine gerçek çeşitliliği getirme potansiyeline sahip olmasıydı.
Rupert Murdoch’ın Dow Jones’u satın alma girişmi ve Thompson’un Reuters’i aldığı, mülkiyet yoğunluğunun arttığı ve git gide tekelleşen medya sektöründe herkesçe bilinen bağımsız yayınlar azalıyor. Amerika’nın girişimiyle kurulan işe yaramaz El Hurra televizyonundaki skandal, Bush yönetiminin El Cezire ile yarışamayacağını anlamasına ve kanalı içeriden değiştirmeye çalışmasına neden olmuş olabilir. Ülkeleri işgal etmeye hevesli bir yönetim, bir televizyonun işgalinden utanmaz ancak bunu gizlice yapması gerekir. Washington’ın medya yönetimi ve medya operasyonlarına on milyonlarca dolar harcadığını akıldan çıkarmayalım. // u003cbr>ABD’deki kablo-Tv yayıncıları El Cezire İngilizce’ye yer vermiyorlar. Bu şekilde hem Amerikalı izleyicilerin kanala yakınlaşmaları engellenirken kanalın para kazanma kabilyieti de etkileniyor.u003cbr>u003cbr>Yenilikçi El Cezire, cesaret yoksunu medya dünyasında bir istisna olageldi. Halkların hâlini umursayan medya organlarına ümitsizce ihtiyaç duyulan bir dünyada daha büyük bir oyuncu olduğunda, El Cezire’nin temel değerlerine gölge düştüğünü görmek utanç verici olur.
u003cbr>u003cbr>İzleyicileri ve dostları için, El Cezire’nin yayıncılıkta ve dünya gazeteciliğinde kazanmış olduğu saygın ve mücadeleci gücünü korumasına izin verilmesini isteme vakti gelmiş olabilir. El Cezire çalışanları ve dostlarının birlikteliğinin, sınırlı, emperyalist gündemlere sahip dış güçlerin, zaten bozuk olmayan bir şeyi düzeltemeyeceklerini garanti edebileceklerini umuyoruz.
u003cbr>u003cbr>Tüm dünyada gazeteciler ve medya eylemcilerinin, Katar Emiri’ne ve El Cezire’yi Foxeera’ya çevirme umuduyla Washington ve Doha’da kol gezen medya tetikçilerine (bilirkişilerine) hoşnutsuzluklarını iletmek için bir araya gelmeleri gerekebilir.
u003cbr>u003cbr>Bırakın El Cezire, El Cezire olarak kalsın!u003cbr>u003cbr>u003cbr>
“,0]
);
D(["ce"]);
// ]]>
ABD’deki kablo-Tv yayıncıları El Cezire İngilizce’ye yer vermiyorlar. Bu şekilde hem Amerikalı izleyicilerin kanala yakınlaşmaları engellenirken kanalın para kazanma kabilyieti de etkileniyor.
Yenilikçi El Cezire, cesaret yoksunu medya dünyasında bir istisna olageldi. Halkların hâlini umursayan medya organlarına ümitsizce ihtiyaç duyulan bir dünyada daha büyük bir oyuncu olduğunda, El Cezire’nin temel değerlerine gölge düştüğünü görmek utanç verici olur.
İzleyicileri ve dostları için, El Cezire’nin yayıncılıkta ve dünya gazeteciliğinde kazanmış olduğu saygın ve mücadeleci gücünü korumasına izin verilmesini isteme vakti gelmiş olabilir. El Cezire çalışanları ve dostlarının birlikteliğinin, sınırlı, emperyalist gündemlere sahip dış güçlerin, zaten bozuk olmayan bir şeyi düzeltemeyeceklerini garanti edebileceklerini umuyoruz.
Tüm dünyada gazeteciler ve medya eylemcilerinin, Katar Emiri’ne ve El Cezire’yi Foxeera’ya çevirme umuduyla Washington ve Doha’da kol gezen medya tetikçilerine (bilirkişilerine) hoşnutsuzluklarını iletmek için bir araya gelmeleri gerekebilir.
Bırakın El Cezire, El Cezire olarak kalsın!
Makalenin orijinali için
» www.uruknet.info?p=33556
Danny Schechter