Adam Keller / 08.12.2009
İsrailli yerleşimciler ne zaman hükümetin bir icraatına öfkelenseler, hınçlarını Filistinlilerden çıkarıyorlar. Adam Keller, Yahudiler’in tarihte maruz kaldıkları kıyımların artık uygulayıcısı olduklarına işaret ediyor.
Enabus, Nablus’un güneyinde bir Filistin köyü. İki yıl önce zeytin toplayanlara yardım etmek üzere oradaydım. Çalışkan, hareketli ve konuksever bir ahalisi var. Dağlık, meyilli bir arazi. Tarıma çok elverişli bir yer değil ama Enabus halkı ellerinden gelenin en iyisini yapıyor. Dağın yamacına taraçalar yapıp, bulabildikleri en küçük toprağa bile zeytin ağacı ekmişler.
Bu hafta Enabus’un davetsiz misafirleri oldu. Yerleşimciler. Enabus’a geceyarısı geldiler, araçları ve bir traktörü yaktılar, bir evi ateşe vermeye kalkıştılar, silahlarıyla köyün sakinlerini tehdit ettiler (“Nefsi müdafaa” maksadıyla ordu tarafından ellerine verilen silahlarla).
“]

[Foto: Arşiv (B'Tselem)
Enabus köylülerinin yaptığı bir şey üzerine yaşanmadı bunlar. Yerleşimciler, Netanyahu’nun “yerleşim inşaatlarını askıya alma” ifşaatına kızgındılar. Yerleşimciler ne zaman İsrail hükümetinin yaptığı (ya da yapıyormuş gibi göründüğü) bir icraata kızsalar, karşılarına çıkan ilk Filistinlilerden bunun “hesabını sorma”da çeviktirler.
Aslında bu, yerleşimcilerin bulduğu yeni bir şey değil. Bu yöntemin yüzyıllara uzanan bir geçmişi var. Tarihsel olarak, bir çok ülkede Kral’ın son fermanına kızıp öfkelenen halk, hıncını Yahudilerden çıkarırdı. O zamanlarda bunun adına “pogrom” (Yahudi soykırımı) deniyordu.
Adam Keller, İngilizce-İbranice-Arapça yayımlanan “Öteki İsrail” dergisinin editörü ve “Guş Şalom” barış örgütünün kurucularındandır.
Bu yazının aslını aşağıdaki adreste okuyabilirsiniz:
http://adam-keller2.blogspot.com/2009/12/exacting-price.html