Amerika diktatörlere arka çıkmayı sürdürüyor
Filistin’de Hamas’ın, İran’da Ahmedinejad’ın seçilmesine razı olmayan Amerika, iş Afganistan’a gelince ses çıkarmıyor. Karzai hileli bir seçimin ardından yeniden işbaşında.
Robert Fisk / Independent / 07.11.2009

Obama-Brown ikilisinin Afganistan’da hile ile seçilen Hamid Karzai’yi tebrik mesajına bundan daha denk düşen bir açıklama olabilir mi? İlkin Filistinliler 2006′da adil bir seçimle Hamas’a oy verdikleri için zalimce cezalandırıldılar -ve hâlâ cezalandırılıyorlar-, ardından İranlılar Haziran ayında, hile karıştırılan ve yurtdışındaki herkesin (ve bir çok İranlının da) bir diktatör olarak addettiği tuhaf Mahmud Ahmedinejad’ın yeniden göreve geldiği bir seçim yaptılar. Oysa şimdi, İran’daki seçimden kat be kat hırsla şike yapılan bir seçimin ardından rüşvetçi, yozlaşmış, hizipçi Karzai yönetimi iş başında; ve evet, Karzai’yi gönülden seviyoruz ve baştan aşağı hileli seçimini kabul ediyoruz.
Karzai, Obama-Brown kardeşlerden aferin alıyor. Demek öyle? Haydi arabalara! Ha McChrystal, ha Westmoreland. Diğer Amerikan süvarilerine katılacak 40 bin gözüpek askeri gönderin de batıya, daha doğrusu güneybatıya, Teröre Karşı Savaş’ın Sekizinci Yılında Afganistan’ın kendi Khe Sanh’ında savaşsınlar.
Barbara Tuchman’ın, kendi çıkarlarının aksine siyaset güden hükümetleri anlattığı kitabı “Çılgınlığın Yürüyüşü: Troya’dan Vietnam Amerikasına” adını taşıyordu. Vietnam’ı biraz hatırlamak iyi olur. Afganistan’daki yeni maceramızın bir gazisi olan İngiliz asker Patrick Bury’nin dünkü açıklaması da Vietnam’la kurulan benzerliğin son derece yerinde olduğu yönündeydi.
1967′de Vietnam’da Amerikalılar yozlaşmış eski General Nguyen Van Thieuman’ın başkan seçildiği “demokratik” bir seçimi yönettiler. Amerikalıların “genel olarak adil” ilan ettikleri hileli bir seçimde, Thieu oyların yüzde 38′ini aldı.
1967′de Washington’ın bu isyancı diktatöre meşruiyet kazandırmaya ihtiyacı vardı. Böylelikle Komünizme karşı savaşta Vietnam’ın askeri işgaline itibar atfedecekti. Saygon’un ülkenin geri kalanından tamamen yalıtılmış olduğu, zalimce güçlü ve yalnız bir krallık olması gibi, Amerikalılar bir diktatöre arka çıkmak şeklinde bilindik rollerini oynarken, Karzai de Amerikan paralı askerlerinin koruduğu aynı küçüklükte bir adada hüküm sürecek.
Eski yüzbaşı Bury’nin ağırbaşlı bir şekilde ifade ettiği gibi Afganistan savaşı “19.yy. İngiliz koloni ordusunun kazanılması mümkün olmayan bir savaşı idare etmeye çalışmasıyla eşdeğer… Bu uzun ve kanlı savaşların ardındaki strateji neydi, ya da ne?” 1967′deki neden Laos, Kamboçya ve Tayland’ın komünistleşmesi ihtimaliydi. Şimdiyse Peştunistan, Belucistan, Veziristan söz konusu. Harp okulunun çiçeği burnunda cahil öğrencileri olan bizlere göre savaş, Taliban / El Kaide canavarlarının heybetli kulelerimize yeniden saldırmalarını engelleyecekti. Ne var ki 2001′in söz konusu katilleri çoğunlukla Suudi Arabistan denen dost, ılımlı, zalim, oligarşik, monarşik diktatörlükten çıkmıştı. Şükürler olsun seçime giden bir ülke değiller.
Oysa bu, tatsız bir gidişatın parçası. Amerikan ordusu Vietnam’da demokrasiyi ve ülkenin bağımsızlığını desteklediklerini iddia ederek iç savaşa katılıyorlardı. 1982′de Lübnan’da “demokratik yollardan” seçilmeiş Başkan Emin Gemayel’i desteklediklerini öne sürerek iç savaşta Hristiyan Marunilerin tarafını tuttular. Şimdi de yapmacık seçimlerden sonra Güney Afganistan’da aralarında Taliban’ın yaşadığı Peştun köylülere karşı Karzai hükümetinin tarafındalar. Bir sonraki My Lai nerede? Gazeteciler kehanetlerden sakınmalıdır. Ama ben bu kez sakınmayacağım. Batı olarak Afganistan görevimiz mutlak bir felâketle sonuçlanacak.
Robert Fisk, İngiliz The Independent gazetesinin Orta Doğu muhabiridir. Yazının aslını aşağıdaki bağlantılarda bulabilirsiniz:
http://www.independent.co.uk/opinion/commentators/fisk/robert-fisk-america-is-performing-its-familiar-role-of-propping-up-a-dictator-1814194.html
http://www.commondreams.org/view/2009/11/07-4
Al Jazeera English
TBG
بي بي سي العربية